Savaşın gölgesinde Çernobil! 'Alınan tüm önlemler 20 yıl geriye gitti'

Derleyen: Oğuzcan Atış / Milliyet.com.tr – Çok uzak olmayan bir zamana kadar Çernobil nükleer santrali ve yakınlarında bulunan Pripyat şehrine yapılan kısa süreli turlara katılan turistlerin karşılaştığı manzara; uzun süre önce terk edilen, harabe olmaya yüz tutmuş binalar ve bu binaların içinde eski sahiplerinden kalan, artık tozlanmış olan kişisel eşyalardan ibaretti. Ukrayna'nın kuzeyinde bulunan ve günümüzde hâlâ "yasak bölge" olarak bilinen yerleşim yerlerinde yaşayanların kaderi, 26 Nisan 1986’nın ilk saatlerinde sonsuza kadar değişti. Gece saatlerinde Çernobil nükleer güç santralinde yapılan bir test faciayla sonuçlandı. Yaşanan kazanın ardından bölgedeki yüksek radyasyon değerleri sebebiyle geniş bir alan tahliye edildi ve insanlardan arındırıldı. Facianın üzerinden tam 40 yıl geçti. Ancak uzmanlara göre tahliye edilen alanlarda kısa süreli giriş ve çıkışların dışında bir daha insanların yaşaması pek de mümkün değil.

Nükleer santralde gerçekleşen kazanın ardından tahliye edilen ve insan sağlığı açısından az riskli görülen bazı bölgeler, 2011 yılından sonra turistik turlara açıldı ve profesyonel rehberler eşliğinde günübirlik gezilerin yapıldığı bir alana dönüştü. Ancak bu durum, 2022 yılında Rusya-Ukrayna Savaşı'nın başlamasıyla beraber sona erdi. Felaketi yaşayan yerleşim yerleri uzun süre atıl kaldığı için Ukrayna askerlerinin eğitim faaliyetleri için oldukça uygun bir yapıya sahipti ve bu amaçla kullanıldı. Savaşın başlamasının ardından yaklaşık 5 hafta boyunca Rus işgali altında kalan yasak bölgenin, bundan sonraki süreçte uzun süre boyunca Ukrayna’nın Rusya ile yakın ilişkilere sahip olan komşusu Belarus’a karşı bir "tampon" görevi görmesi bekleniyor.
YASAK BÖLGEDEN 'FAYDALANMAYI' TARTIŞTILAR
1986 yılında Çernobil nükleer güç santralinde gerçekleşen kaza, dünya tarihinin en büyük nükleer felaketlerinden birisi oldu. Sıradan bir güvenlik testi sırasında yapılan art arda hatalar, santralin tasarım kusurlarıyla birleşerek 4 numaralı reaktörün çekirdeğinde büyük patlamaya sebep oldu. İlk anda 2 kişinin öldüğü patlamada ilerleyen sürede ölenlerin sayısı 30’u geçti. Ancak kayıplar bununla sınırlı kalmayacaktı; çünkü 4 numaralı reaktörün koruma kalkanı yok olmuş ve son derece tehlikeli bir radyoaktif izotop karışımı havayı zehirlemeye başlamıştı. Kısa süre içinde karşı karşıya kalınan tehlike ortaya çıktığında yetkililer, Çernobil ve çevresinde yaşayan yaklaşık 200 bin kişiyi olabilecek en hızlı şekilde, bir daha geri dönmemek üzere bölgeden tahliye etti.

İnsanların bölgeden tahliye edilmesinin ardından bölge genelinde uzun yıllar sürecek bir arındırma çalışması başladı. Yıllar boyunca radyoaktif kasabalar, köyler, ormanlar ve bataklıklar yetkililer için sorun teşkil etti. Yetkililer, radyoaktif kirlilik sebebiyle bu bölgenin bir daha asla insan yaşamına açılmaması gerektiği sonucuna vardı. Ancak tüm bu olumsuzluğa rağmen Çernobil ve çevresindeki yasak bölge bazı faydalar sağlayabilirdi. Bu konuda yapılan tartışmalarda; bölgede diğer ülkelere ait nükleer atıkların para karşılığı depolanması, yeni nesil küçük modüler reaktörler için test alanı olması ve artık ölmüş olan toprak üzerinde dev güneş enerjisi santralleri inşa edilmesi gündeme geldi. Ancak tüm bu tartışmalar yaşanan bir olayla bıçak gibi kesildi: Rusya-Ukrayna Savaşı.
Rusya'nın 2022'de Ukrayna’yı işgal etmeye yönelik saldırılara başlamasıyla birlikte Çernobil’in geleceğine yönelik tartışmalar ve çalışmalar sona erdi. Rus ordusu, savaşın başlarında Kiev’e yönelik hamleleri sırasında Çernobil’i de işgal etti ve Ukrayna’nın başkentine yaptığı saldırılar için önemli bir ikmal noktası olarak kullandı. Yaklaşık 5 hafta süren çatışmaların ardından Rus ordusu Çernobil ve çevresinden çekilmiş olsa da birçok kişi için yaşananlar artık "radyoaktif bir savaş" hâline geldi.
ALINAN TÜM ÖNLEMLERİ 20 YIL GERİYE GÖTÜRDÜ
Bölgede yaşanan kısa süreli çatışmalar, 1986 yılında yaşanan felaketin ardından alınan önlemlere büyük bir darbe vurdu. Hâlihazırda devam eden mayın tehlikesi, burada çalışan bilim insanlarının yer altı sularında radyasyon ölçümü yaptığı kuyulara ulaşmasını engelliyor. Bununla birlikte itfaiye ekipleri, bölgede radyasyon yayılmasına sebep olabilecek orman yangınlarına müdahale etmekte geç kalıyor. Bölge genelinde radyasyon ölçümü yapan çok sayıda bilim insanının da savaş ile birlikte Ukrayna’dan ayrıldığı biliniyor. Tüm bu risklerle birlikte 4 numaralı reaktörün üzerinde bulunan koruma kalkanının da zaman zaman hedef alındığı biliniyor. Şubat 2025'te, Rus ordusunun envanterinde olduğu bilinen bir drone sisteminin santral üzerindeki koruma kalkanına çarparak patladığı biliniyor. Yaşanan bu patlama sonucunda "Yeni Güvenli Muhafaza" adı verilen ve yaklaşık 2,5 milyar dolar maliyete sahip olan yapı kısmen hasar görmüştü. Uzmanlara göre bu olayda bir radyasyon salınımı olmadı; ancak bu olay ve bölgede yaşanan savaş sebepli genel riskler, alınan tüm önlemleri en az 20 yıl geriye götürdü.

Zarar gören koruma kalkanının nasıl onarılacağı yönündeki soruların henüz net bir cevabı bulunmuyor. Bu yapının işçileri korumak için reaktörden uzak bir bölgede inşa edildiği ve raylar üzerinde kaydırılarak esas yerine yerleştirildiği biliniyor. Şimdi ise onarım çalışmalarının, çok sayıda işçinin yılda 11 saati geçmeyecek şekilde dönüşümlü olarak çalıştırılmasıyla yapılması planlanıyor. Avrupa Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası; çalışmaların 500 milyon dolara mal olacağını, 2028'de başlayacağını ve dört yıl süreceğini tahmin ediyor. Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ise çalışmaların mümkün olan en kısa sürede başlaması gerektiğini savunuyor.
Tüm yaşananlara rağmen bölgede kısıtlı alanlarda güneş enerjisi yatırımları da sürüyor. Çernobil bölgesinde iki güneş enerjisi santrali faaliyet gösteriyor ve savaşa rağmen üçüncüsü de inşa hâlinde. Bu santraller, başlangıçta reaktörler için inşa edilen yüksek gerilim iletim hatlarını kullanarak şebekeye elektrik satıyor ve nükleer atıklar için soğutma havuzlarına yedek güç sağlıyor.
MEVZİ YAPMAK İÇİN DIŞARIDAN KUM TAŞIYORLAR
Ukrayna ordusu, savaşın başından bu yana Çernobil ve çevresindeki insansız bölgede eğitim faaliyetleri gerçekleştiriyor. The New York Times gazetesine konuşan ve bölgede eğitim gören taburun komutanı olan "Skif" lakaplı Ukraynalı subay, savaşla birlikte Çernobil’deki süreci tanımlarken "Bugün buradaki her şey güvenliğe bağlı," şeklinde yorumluyor. Ukrayna ordusunun Çernobil’de aldığı güvenlik önlemlerinin çoğu diğer cephelerle benzerlik gösteriyor. Ancak radyasyon riski sebebiyle bu alanda bazı ek güvenlik önlemleri de alınıyor.

Alınan özel önlemler arasında en dikkat çekenlerden birisiyse mevzi oluşturulması için yasak bölge dışından kum getirilmesi. Kiev, askerlerini radyasyona maruz bırakmamak için yasak bölgede yer altı sığınakları ve siper kazılmasını istemiyor. Bunun yerine, kamyonlarla taşınan kumlarla yer üstü toprak mevziler veya sığınaklar inşa ediliyor. Askerler ise çoğu zaman artık hayalet kasaba hâlini almış olan yerleşim yerlerinde özel güvenlik önlemleri alarak devriye geziyor ve eğitimler gerçekleştiriyor. Çernobil ve çevresinin geleceği, felaketin 40. yılında savaşın gölgesinde bilinmezliğini korumaya devam ediyor.
milliyet


